İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kemalist Tezlerin Çürütülmesi

Başlığımız Kemalist Tezlerin çürütülmesi üzerinedir.Kemalistler’in Kamâl Paşayı savunması ve ona toz kondurmaması yaklaşık üç ya da dört bahis üzerinedir biz de kolaydan zora doğru o bahisleri ele alalım.İlmimiz yettiğince gerekli cevapları verelim inşaAllah

1-Mustafa Kamâl Paşa’ya nasıl ” dinsiz” yakıştırması yapıyorsunuz.Kendisinin İslamiyet lehine birçok beyanatı bulunmaktadır.

Cevap : Evet Kamâl Paşa din lehine birçok açıklama yapmıştır hatta ”Anayasa Kur’an-ı Kerimdir” bile demiştir (1).Lakin gözden kaçılmaması gereken bir şey vardı ki o da Paşa’nın bu tarz sözlerinin hep ”Cumhuriyet Dönemi ” öncesinden olduğudur.Nitekim bunu yapma sebebi ona destek veren birçok kişinin dindar olması ve İstiklal Harbine adeta bir ” Cihad” niyeti ile katılmalarıdır

Eğer Paşa din aleyhine bu yıllarda itibaren konuşmaya başlasa tahmin edildiği üzere ya öldülürecek ya da çevresinde ona destek için kimseyi bulmayacaktı.Nitekim böyle konuşmasını özetini Lord Kinross çok kısa bir cümle ile özetlemiştir ”M.Kemal en güçlü taraftarlarını din adamları arasında buldu..” (2)

Paşa’nın din adamlarına ihtiyacı olmasını biraz daha sağlam kaynaklara dayandırmak lüzmu duyarsak :

”Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi:

Her ne pahasına olursa olsun, Yunanlılara karşı koymak gerekir.
Yunanlıların işgal eylediği memleketler halkı için kavgaya
girişmek farz-ı ayn’dır. İşgale uğramayan memleketler halkı
için de farz-ı kifaye’dir. Ben fetva veriyorum. Silah ve cephane
azlığı ve yokluğu hiçbir zaman kavgaya mani olmayacaktır. Hiçbir
müdafaa vasıtası olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak
düşmana atmaya mecburdur.” (3)

Edirne Saray Müftüsü:
“Düşmanın istila tehlikesi olan bir yerde cihad farz-ı ayn’dır.”(4)

”İzmirin işgali üzerine 16 Mayıs 1919 günü düzenlenen mitingte
Denizli Sarayköy İlçe Müftüsü Ahmet Şükrü Efendi:
“İzmir’in kafir Yunanlılar tarafından işgal edildiğini,
(ve Cuma namazını kastederek) kafirlerin bulunduğu yerde namaz
kılınmasının caiz olmadığını bildirerek düşmana karşı konulması”nı
istemiştir.”(5)

Görüldüğü üzerine Kamâl Paşa’nın din lehine konuşması gayet tabi (doğal) dir.Nitekim ikinci meclisten itibaren Kamal bambaşka bir profil ile karşımıza çıkar ve din lehine tek bir beyanet ve hareketini bulamazsınız.Buyrun 1923 sonrası Kamal Paşa’ya bakalım.

”Tarih bize öğretir ki bütün dinler milletlerin cehaletleri yardımıyla utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiği söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur”(6)

”Natür (Tabiat ) insanları türetti , onları kendisine taptırdı da”(7)

”Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”(8)

”Gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir beklentisi yoktur din dediği şey bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka bir şey değildir.” (9)

Bu kadar örneği kendimce yeterli bulmaktayım.Yukarda verdiğim beyanat hatıraların hepsi 1923 sonrasıdır.Eğer dikkatli bir araştırma yaparsanız Kamal Paşa’nn din aleyhine hiçbir açıklaması yoktur.Güç ve yetki ne zaman Kamal Paşa’nın eline geçti o zaman din aleyhinde beyanat vermeye yazı yazmaya başladı

Yukardaki örneklerde görüldüğü gibi bu sözleri sarfeden bir insanın Din-i Mübin-i İslam’a bağlı olması mensup olmasının hem fıkıhi açıdan hem de mantık açısından mümkünatı yoktur.Eğer Allah izin verirse öbür sual cevap bölümümüzde Kamal Paşa’nın İslam aleyhine daha bir çok sözlerini takipçilerimizin gözleri önüne sereceğiz.

Vaziyete bir de başka bir kaynakça ile özet geçelim : ”Kemal’in kariyerinin erken dönemlerinde o’nun takipçilerinin çoğu
O’nun İslam’ın bir şampiyonu olduğu ve de Hristiyanlarla savaştığını
sanıyorlardı. Şayet O’nun asıl niyetlerini bilselerdi ismini
İslam’ı yıkan Gazi olarak söylerlerdi.” (10)

Bu gecelik bu kadar

(1) Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi 1922
(2)Lord Kinross, Atatürk, Sander Kitabevi, İstanbul 1966, s.270
(3)Muzaffer Taşyürek, Kemalist Laikliğin Temelleri, s.193
Sebahattin Selek, Anadolu İhtilali, Cem Yayınevi, s.81
Cemal Kutay, İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu, İstanbul 1977, C.1 s.58
(4)Muzaffer Taşyürek, Kemalist Laikliğin Temelleri, s.193
Sebahattin Selek, Anadolu İhtilali, Cem Yayınevi, s.81
Cemal Kutay, İstiklal Savaşının Maneviyat Ordusu, İstanbul 1977, C.1 s.53
(5)Ali Sarıkoyuncu, Milli Mücadelede Din Adamları 1, Ankara 1997, s.19
(6)( Atatürk ün el yazmaları Medeni Bilgiler Afet İnan )
(7)( Atatürk ten düşünceler, derleyen : Prof . Enver Ziya Karal)
(8)http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/ataturk_k…/5d3yy.htm
(9)( Atatürk ün el yazmaları Medeni Bilgiler Afet İnan )
(10) Emil Lengyel, Turkey, 1941, s.140-141

ForumŞura.Org’tan Alınmıştır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir